avatar

Blue Man Group: İstanbul harika bir şehir

19 Şubat 2018
37 defa okundu
  • Blue Man Group: İstanbul harika bir şehir

    Müzik, güldürü ve teknolojiyi bir araya getiren dünyaca meşhur performans grubu Blue Man Group’un kaptanı Adam Erdossy ve grubun müzik direktörü Nils Westermann, İstanbul’un harika bir kent ve seyircisinin heyecan verici olduğunu söyledi.İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

    • Blue Man Group’tan Tarkan sürprizi

    İstanbul’daki ilk performansını 13 Şubat’ta sahneleyen ve 25 Şubat’a kadar Zorlu PSM’de seyirciyle buluşacak Blue Man Group’un ekibi, açıklamalarda bulundu.

    İsmini, ekibin bizzat yaratıp bir kimlik haline getirdiği mavi karakterden alan, müzik, eğlence, sanat ve güldürü öğelerini taşıyan sahne şovuyla dünyaca meşhur bir fenomene dönüşen Blue Man Group’un kaptanı Adam Erdossy, 30 yılı geride bırakan grubun yaratılma hikâyesini şöyle anlattı:

    “Blue Man Group, 1987 yılında Chris Wink, Matt Goldman, Phil Stanton’ın daha evvel hiç görmedikleri bir deneyim yaratmak istemesiyle başladı. Bu, kent hayatına karşı verilmiş bir tepkiydi. New York’ta birçok insanın yaşadığını ama hepsinin ne kadar kopuk olduğunu gördüler. Bu yüzden toplumu çevreleyen, insanların müzikle bir araya geldiği, ilkel, hepimizin içinde hissedebileceği bir şey yaratmak istediler. Çünkü bu, hepimizi farklılaştıran bir şey değil, bizi bir araya getiren bir şey. Sonra ‘Mavi Adam’ karakterini keşfettiler. İlk başta uzaylı olarak görünse de aslında ne kadar insan olduklarını bir süre sonra görebiliyorsunuz. Bu Mavi Adam karakteriyle şov için yeni şeyler ürettiler, farklı müzikler üretip, farklı enstrümanlar çaldılar. Yıllar evvel hiçbir telefon, kamera henüz yokken ve hiç fil, kaplan görmediğiniz zamanlarda, sirke gittiğinizde göreceğiniz türden bir şov yarattılar. Bugünlerde erişebileceğimiz, elimizde olan fazla fazla bilgi var ama bu, insanları birbirinden uzaklaştırıyor. Bu yüzden bu şov bunu yeniden yapılandırmaya yönelik bir şey. İnsanların hoşuna gidecek, bir araya geleceği bir şov. Yeniden çocuk olmak ve hiçbir şey hakkında kaygı duymadan bir şeyin tadını çıkarmak ve çevrendeki insanlarla bağlanmak gibi.”

    “İNSANLARIN YAPMAK İSTEDİĞİ ŞEY BAĞLANTI KURMAK”

    30 yıldır bu gösterinin başarıyla devam etmesinin, “Mavi Adam”ın evrenselliğinden kaynaklandığını belirten Erdossy, “Oyunculuğa ilk başladığımda aynı şovu veya aynı karakteri oynamazdım. ‘Bir insan nasıl devamlı aynı şeyi oynar’ derdim. Ama işte 12-13 sene sonra bu şovun farklı versiyonlarını oynuyorum. Oynadığım ıra fazla büyüleyici ve çekici ki izleyiciden aldığınız deneyim her zaman farklı. İnsanların Mavi Adam karakteriyle iletişim kurmasını sağlayan şey; şovdan ayrılırken hissettikleri, şova geldiklerinde hissettiklerinden her zaman daha iyi. Kendilerini değişik bir şeyi deneyimlemiş hissediyorlar ve bu, insanlarla bağlanmalarını sağlıyor. Bence insanların yapmak istediği şey, bu tarz bir bağlantı kurmak. Bizim de keşfettiğimiz ve deneyimlediğimiz şey bu” diye konuştu.

    “İSTANBUL’DAKİ ŞOVLARIMIZ ÇOK EĞLENCELİ GEÇİYOR”

    İstanbul’daki gösterilerinin fazla eğlenceli geçtiğini de vurgulayan stanbulluların Mavi Adamları gördüğü, Mavi Adamların da İstanbulluları gördüğü ilk şovlar olduğu için fazla eğlenceli geçiyor. İzleyici şovda bir karakter. Bir duvar, sahne ayrımı yok, izleyici de şovun bir parçası. Bu yüzden bunu deneyimlemek bizim için harika bir tecrübeydi. Güzel olan diğer bir şey de, şovun başlangıcından bitişine kadar fazla güzel bir bağ vardı. Çünkü insanlar Mavi Adam karakterini dinleyip, izleyip gözlemliyordu. İlk başta fazla etkileşimli değildi ama zaman ilerledikçe insanlar şovun içine daha fazla iç olmaya başladı ve heyecanlandılar. Şovun bitiminde her şey aka bir partiye dönüyor ve bu fazla eğlenceli” dedi.

    “TELEFONLARLA ÇEKİM YAPILMASI BAŞARMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ ŞEYİN ÖNÜNÜ KESEN BİR DURUM”

    İnteraktif gerçekleşen şovda seyircinin telefonlarıyla video ve fotoğraf çekimi yapmasının kendileri için her zaman zorluk olduğunu anlatım eden Erdossy, “Başarmaya çalıştığınız şeyin önünü kesen bir vaziyet bu. Ancak insanlar şova bu şekilde de iç olmak istiyor sanırım. Bu kimi çevrenizdeki insanlar için dikkat dağıtıcı olabilir, o yüzden şovun yer aldığı tiyatroya da fazla bağlı. Fakat bazı misli kurallar koymaktan kaçınıyoruz. Kimi tiyatroların uymak zorunda olduğunuz kendi kuralları oluyor, ama insanların şovu istedikleri gibi deneyimleyebilmesi için serbest olmaları da bizim için önemli. Bizim için mühim olan şey, insanlar video çekerken belki şovun bir bölümünde ‘Şu anda bunu çekmiyor olmam gerek’ diyebilmesi. ‘Belki de sadece bunu diri olarak izlemeliyim’ demeleri gerek. Eğer biz işimizi doğru yapabilirsek bu da değişecektir” diye konuştu.
    “ENERJİSİ ÇOK GÜZEL, HARİKA BİR ŞEHİR”
    İstanbul’un, enerjisi fazla güzel, harika bir kent olduğunu söyleyen Adam Erdossy, şöyle konuştu:
    “Beni İstanbul’la ilgili en heyecanlandıran şey, “İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek” filmiydi. Çünkü ben müziği çok seviyorum. Müzisyen değilim ama şovda harika müzisyenlerle farklı enstrümanlar çalıyorum.  İstanbul’a gelip bunu yaşamak fazla büyülü ve benzersiz bir deneyimdi. Çok farklı kültürler var. Çok derin bir cemiyet anlayışı var, farklı kültürlerle birlikte yaşayan topluluklar var. Enerjisi fazla güzel bir şehir. Pazarlarda yürümek, şehrin farklı yerlerine gitmek, her yerin kendi kimliğinin olduğunu görmek benzersiz ve güzel bir deneyimdi.”
    WESTERMANN: BLUE MAN GROUP, 3 ORİJİNAL ADAMIN BİR ARAYA GELMESİYLE BAŞLADI
    Blue Man Group’un müzik direktörü Nils Westermann ise, “Mavi Adamlar” ekibinin seçimini yaparken nelere dikkat ettiklerini şöyle anlattı:
    “Blue Man, 3 özgün adamın öbek olarak bir araya gelmesiyle başladı. Aslında fazla yaratıcı insanlardan oluşan daha aka bir topluluğun parçasıydı bu ve Mavi Adamlar bunu, içinde müzik, mizah, ışık, teknoloji olan bir şov haline getirmek istediler; karmaşık ve renkli… Bu yüzden Mavi Adamlar grubuna katılacak bir şahıs olduğunda, yaratıcı olan, insanlarla çalışmak isteyen, yetenekli birini istiyoruz. Bu yüzden bir sanatçıysanız ve böyle bir şeyi yerine getirebiliyorsanız kesinlikle bir ‘Mavi Adam’ olabilirsiniz. Birlikte müzik yapmaktan hoşlanan bir müzisyenseniz ve yeni bir şeyler yaratmak istiyorsanız, o zaman da gruba katılabilirsiniz. Teknisyenler için de aynısı geçerli. Sahne, ışık, ses v.b her şey bir bütünlük içinde olmalı ki, sonrasında bunları 7 araca koyup dünya turnesine gidilebilsin.”

    “TARKAN, ALMANYA’DA DA BÜYÜK BİR YILDIZ. TARKAN’IN BİR ŞARKISINI ÇALDIK VE İŞE YARADI”

    Her kent için farklı performans hazırlamalarıyla ilgili olarak da Westermann, “Bu fazla eğlenceli bir şey ve aynı zamanda bir deney. Müziğimizin bizim sözcük hazinemiz olduğu aka bir şov ortaya koyuyoruz. Bu yüzden Türkiye gibi yeni bir yere geldiğimizde ben ve takım oturup ‘Biz izleyicinin daha evvel duyduğu bir şov, müzik ortaya koymak istiyoruz ki insanlarla bağlantı kuralım, ondan sonra ilerleyelim’ diyoruz. Bazı arkadaşlarımıza ve sanatçılara ‘Biz Türkiye’ye geliyoruz, Türkçe müzik aşırmak istiyoruz. Fikriniz var mı’ diye soruyoruz. Yani biraz ‘deney’ yapıyoruz. İstanbul’da da ilk kere yeni bir şey denedik. Tarkan’ın bir şarkısını çaldık ve işe yaradı. Tarkan’ı daha önceden de biliyordum. Berlin’de yaşıyorum çünkü ve Tarkan Almanya’da da fazla aka bir yıldız” dedi.

    “İSTANBUL’DAKİ ŞOVLARIMIZ HARİKA GEÇİYOR, SEYİRCİ DE HEYECAN VERİCİ”

    İstanbul’daki şovlarının harika geçtiğini ve seyircinin de heyecan verici olduğunu söyleyen Nils Westermann, şu ifadeleri kulandı:

    “Her zaman İstanbul’a gelmek istemiştim. Şehri bir an evvel keşfetmek için sabırsızlanıyorum. İstanbul’daki gösterilerimiz harika geçiyor, seyirci de heyecan verici. Bu, oturup izledikleri alelade bir şov değil. Şovun içerisindeki ses oluyorlar, kendileri neredeyse bir ‘Mavi Adam’ oluyor. Biz insanlarla bağlanmak, iletişim kurmak ve güzel zaman geçirmek istiyoruz. Şova bir katılım var. Komik bir şey olduğunda kalkıp bize muavin olmanız gerek. İzleyici bunu gördüğünde ‘Aman Allahım ben de bunun bir parçasıyım’ diyor. İstanbul’daki şovlarımızda izleyicinin bunu kısa bir sürede anladığını gördüm.”

    MISIR ÇARŞISI’NDA ÜÇ MAVİ KAFA – İZLE

    Etiketler :
  • Bu Yazılar da ilginizi çekebilir
    ‘Bizim oyunculuğumuzda duygu var’
    ‘Bizim oyunculuğumuzda duygu var’
    ‘Brokers’ komedisi Türkiye’ye geliyor
    ‘Brokers’ komedisi Türkiye’ye geliyor
    Don Kişot bale sahnesinde
    Don Kişot bale sahnesinde
    Edirne Sarayı korumaya alınacak
    Edirne Sarayı korumaya alınacak
  • Bir cevap yazın